Bir Sendika Masalı…
12 Nisan 2026, Pazar 22:48Hep küçüklere anlatılmaz bazen büyükler için de masallar anlatılır…
Tabi dinleyeni bulursanız…
Anlatan mı onlar çoktan hazır…
Bir varmış, bir yokmuş…
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, memurlar diyarında büyük bir kalabalık yaşarmış.
Bu kalabalık 1990 yıllarda nerden icap ettiyse işçiler gibi sendika kurmaya karar vermişler, kendi ödedikleri aidatlarla sendikalar kurmuşlar. Yasak olmasına rağmen örgütlenmişler kısmen de olsa bazı işlerde seslerini duyurmada başarılı olmuşlar..
Üyeler aidatı ödedikleri için işleri takip eder, sendikalarda üyelerini korurlarmış…
Eğitimli olduklarından birlik ve beraberliğin ve sendikacılığın gereği olarak, bir güç olduğunu bilirlermiş. Bundan kısmen başarılı olmuşlar seçimler ile bir zaman bu işi götürmüşler…
Sonra iktidardan da taraftar bulup aidatları devlete ödetmeyi hatta üyeler kısmen aidatın devlet tarafından-ağızlarına bir parmak bal çalarak-ödetmeyi bile başarmışlar…
Sonra bu sendikalar bölünerek çoğalmaya başlamış ta başlamış…yaklaşık 45 ile 55 arasında sayılara ulaşmış…tabi sayı bu kadar olsa da çatıda üç sendika varmış…
Memur-Sen
Türkiye Kamu-Sen
KESK
Öğretmenlerin üye olabildiği eğitim sendikası sayısı yaklaşık 10–12 civarındadır. Sadece öğretmenler ait üye olunabilir sendika sayısı neden bu kadar çok anlayan beri gelsin..
Toplam memur sayısı: yaklaşık 3 milyon
Sendikalı memur sayısı: yaklaşık 2 milyon 319 bin
Sendikalaşma oranı: %76,8
Sendikacılıkta amaç özlük haklarını işverene karşı korumak iyileştirmek ise bir sendika niye yetmiyor…
Bir olursak büyürüz bölünürsek yok oluruz…
Memur sendikalarının başarısızlığının en bariz şekli bölünmeleridir…
En çok üyesi olan sendika yetkili sendika olarak pazarlık yapan masaya oturan imza oturup kalkınca bile atmasa bile yerine imza atılan ama memurları savunan görünen sendika olmuş…
TTB gibi, Barolar Birliği gibi tek ses olamamış, dolayısı ile memurlar sendikaları eşit adil adaletli bir yer olarak değil sadece ve sadece sosyal ve siyasal duruşlarına göre seçtikleri için ne doğruya hep bir ağızdan doğru, ne de yanlışa hep bir ağızdan yanlış derken tek ses olamamışlar…
Üstelik bazı sendikacılar bulunduğu konumları sadece şahsi ikballeri için kullanmaktan geri durmamışlardır…
Aidat: Memurun maaşından kesilir
Ödeme: Kurum tarafından otomatik yapılır
Devlet: Aidat ödemez, ama memura ek ödeme verir
Aidat mı ? almaya devam etmişler ama: devlet desteği ile olduğu için beytülmalden olduğunu bile bile onu hak görmüşler ..
Bunun bir hak olduğuna da zamanla inanmışlar…
Sonuç mu?
%76,8 bu masala hala daha inanıyormuşşşş….
Aidatı devlet, bedeli memur ödüyormuşşşşş…
Gökten üç aidat düşmüş…
Biri yetkili sendikaya, biri yancı sendikaya, biri de hala masada hakkının aranmasını bekleyen mahzun memura…
Onlar ermiş muradına, biz çıkalım sendika koltuğuna!
Kalın sağlıcakla.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum