Elazığ
24 Ağustos, 2026, Pazartesi
  • DOLAR
    38.25
  • EURO
    43.83
  • ALTIN
    4076.8
  • BIST
    9.317
  • BTC
    85102.848$

Önlükle Eğitim Düzelir Mi?

24 Ağustos 2026, Pazartesi 10:42

Eğitimde başarının sihirli formülü önlük mü, yoksa liyakat ve nitelikli eğitim mi?

1977 yılında öğrenci olarak kara önlük beyaz yaka ile başladığım eğitim hayatında, okuma yazmanın nasıl öğrenildiğini; öğretmenin sınıftaki duruşunu, emeğini ve sorumluluğunu yaşayarak gördüm. 
Yıllar sonra, 1993'te öğretmen olarak başladığım meslek hayatımda ise eğitimin sorunlarının bir kıyafet değişikliğiyle çözülemeyeceğini defalarca deneyimledim.
Şimdi, 2026 yılında öğretmenler için önlüğün yeniden gündeme gelmesiyle insan ister istemez düşünüyor:
Acaba eğitimde başarıyı yeniden mi keşfediyoruz?
Şairin sözüyle, "Biz ne bilek beyim, büyükler bilir."
Belki de önlükle birlikte eğitim sistemimizin bütün sorunları çözülecektir. Bilemeyiz. 
Belki öğretmen önlüğünü giydiği anda liyakat sorunu ortadan kalkacak, hak eden gerçekten hak ettiği göreve gelecek; torpil, kayırmacılık ve "bizim adam" anlayışı tarihe karışacaktır.
Belki okul yöneticileri artık ölçülebilir, objektif ve şeffaf kriterlerle belirlenecek; proje okullarında öğretmenlerin geleceği kişisel inisiyatiflere bırakılmayacaktır.
Belki adrese dayalı yerleştirme sistemi gerçekten öğrenciyi en yakın ve uygun okula götürecek; eğitimde fırsat eşitliği sağlanacaktır.
Belki öğretmen, önlüğünü giydiğinde öğrencisinin gözünde yıllar önce sahip olduğu saygınlığa yeniden kavuşacaktır.
Belki okulda şiddet, "mobilde maruz kalınan" bir haber olmaktan çıkıp gerçekten önlenecektir.
Belki özel okullarla devlet okulları arasında yalnızca ücret değil; bilimsel kalite, eğitim ortamı, öğretmen niteliği ve öğrenciye sunulan imkânlar bakımından da adalet sağlanacaktır.
Belki öğrenciler arasındaki fırsat eşitsizliği azalacak, her çocuk doğduğu ailenin ekonomik gücüne göre değil, yeteneğine ve emeğine göre geleceğe hazırlanacaktır.
Belki eğitim, sınavdan sınava koşan çocukların değil; düşünen, sorgulayan, üreten, okuyan ve çözüm geliştiren bireylerin yetiştirildiği bir sisteme dönüşecektir.
Belki sadece başarı değil başarısızlıkta paylaşılacaktır. Veya tedbirleri alınacaktır…

İnşallah...
Öğretmen olarak önlüğe karşı çıkmak aklımdan bile geçmez. Zaten yıllardır önlük giyen öğretmenlerimiz var. Kılık kıyafeti absürtleştiren öğretmenlerimizde var. 
Önlük; öğretmenin ciddiyetini, mesleki kimliğini ve temsil sorumluluğunu güçlendirebilir. Buna itiraz edecek bir taraf görmüyorum.
İtiraz edilmesi gereken şey önlük değil; önlüğün eğitimin gerçek sorunlarının üzerine örtü yapılmasıdır.
Çünkü eğitimin temel sorunları kıyafetle değil; liyakatle, adaletle, bilimle, nitelikli öğretmen yetiştirmeyle, doğru yönetici seçimiyle, fırsat eşitliğiyle ve güçlü bir eğitim politikasıyla çözülür.
Öğretmenin önlüğünü konuşurken öğretmenin ekonomik ve sosyal itibarını konuşmuyorsak,
Öğrencinin formasını konuşurken okulda şiddeti konuşmuyorsak,
Okul binasını konuşurken eğitimin niteliğini konuşmuyorsak,
Proje okullarını konuşurken öğretmen atamalarındaki liyakati sorgulamıyorsak,
Önlüğü konuşup eğitimin asıl meselelerini öteliyorsak sorunları halının altına süpürüyoruz demektir.
Hele ki özel eğitim söz konusu olduğunda mesele çok daha ciddi.
Özel gereksinimli öğrenciler için yıllardır değişen öğrenci profiline ve bilimsel gelişmelere göre yeterince güncellenmeyen müfredat, yetersiz materyal, öğretmen ihtiyacı, destek eğitim hizmetleri ve bireyselleştirilmiş eğitim uygulamaları gibi temel sorunlar dururken önlüğün ne kadar önemli olduğunu tartışmak elbette gerekir; ancak öncelik sırasını da doğru belirlemek gerekir.
Özel öğrencinin ihtiyacı yalnızca önlük giyen bir öğretmen değildir.
Özel öğrencinin ihtiyacı; alanında yetişmiş, bilimsel yöntemleri bilen, yeterli materyale sahip, desteklenen ve öğrencisine göre eğitim programı uygulayabilen nitelikli öğretmendir.
32 yıllık öğretmenlik birikimimle bugün hâlâ kendime şu soruyu soruyorum:
Emekli olup kenara mı çekilmeliyim, yoksa eğitimde olup bitenleri görmeye devam edip sahadan gözlemlerimi kişisel görüşlerimi yazmaya devam mı etmeliyim?
İşte insanı asıl düşündüren de bu.
Önlük belki önemlidir.
Ama eğitimde başarıyı getirecek sihirli formül değildir.
Eğitimin sihirli formülü önlük değil; liyakat, adalet, bilim, nitelik ve samimi bir eğitim iradesidir.
Önlük giyelim.
Ama önce eğitimin gerçek sorunlarının üzerine örtülenleri kaldıralım.
Yoksa önlük öğretmenin üzerinde kalır, sorunlar ise sistemin içinde yaşamaya devam eder.

Kalın sağlıcakla.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum