Elazığ
08 Ocak, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    38.25
  • EURO
    43.83
  • ALTIN
    4076.8
  • BIST
    9.317
  • BTC
    85102.848$

ÜÇ HARFLİ BİR GERÇEK

05 Ocak 2026, Pazartesi 09:50

Bu ülke gençlerini yetiştiriyor.
Üstelik öyle baştan savma değil…
Eğitimci olarak, mühendis olarak, sağlıkçı olarak, sosyal bilimci olarak…
Anadolu’nun en ücra köşesinden alıyor, umutla büyütüyor, “gelecek” kelimesini ezberletiyor.
Sonra ne yapıyor?
Üç harfli bir marketin kasasına bırakıyor.
Diplomasını cebine koymuş, hayalleri sırt çantasında kalmış bir genci;
Palet taşıyıcısı, kasiyer, raf dizici olarak ülkenin gerçeğiyle baş başa bırakıyor.
Bu bir meslek küçümsemesi değil.
Bu, emeğin değersizleştirilmesi meselesi.
Gençliğini okuyarak, sınavlara girerek, şehir değiştirerek, borçlanarak geçiren bir kuşağı;
“Asgari ücretle idare et” noktasına getiriyoruz.
Üstelik bunu öyle bir sistemle yapıyoruz ki, genç bunu normalleştiriyor.
Bugünün genci evlenemiyor.
Ama sebep “istememesi” değil.
Sebep; evleneceği insanın da asgari ücretli olacağını bilecek kadar bilinçli olması.
Çocuk hayalini erteliyor.
Ev hayalini rafa kaldırıyor.
Araba zaten hayal bile değil.
Çünkü matematiği biliyor.
Çünkü dört işlem yapabiliyor.
Çünkü okumuş.
Ve ironik olan şu:
Bu kadar bilinçli, bu kadar hesap yapabilen bir gençliği “çok şükür” yetiştiriyoruz.
Peki sonra?
Sonrası yok.
Sahaya yansıyan tablo şu:
Günü kurtarmaya odaklanmış bir gençlik.
Aidiyet duygusu zayıf, gelecek tasavvuru silik.
Sabah dokuz, akşam dokuz…
Sosyal hayat sıfır.
Aile hayatı sıfır.
Kendine ait zaman sıfır.
Adına “çalışma” dediğimiz şeyin gerçekte sömürü olduğu bir düzen.
Kaygan, güvencesiz, yarını olmayan bir çalışma zemini.
Ve sonra şaşırıyoruz:
“Nüfus neden azalıyor?”
“Gençler neden evlenmiyor?”
“Toplum neden yorgun?”
Çünkü bu düzen, gençten sadece bedenini istiyor.
Aklını, hayalini, idealini değil.
Oysa bir toplum;
Kasada duran mühendisiyle,
Palet taşıyan öğretmeniyle,
Diplomalı işsiziyle ayakta kalamaz.
Bu sadece bireysel dramların toplamı değildir.
Bu, geleceksiz bir toplum altyapısıdır.
Gençliğini boşluğa bırakan ülkeler,
Bir gün o boşluğun içinde kaybolur.
Ve biz hâlâ soruyoruz:
“Gençler neden umutsuz?”
Belki de soru yanlış.
Doğru soru şu:
Bu düzende umutlu kalabilmek için gençlerden daha ne bekliyoruz?

Kalın sağlıcakla....

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum