Elazığ
11 Ağustos, 2026, Salı
  • DOLAR
    38.25
  • EURO
    43.83
  • ALTIN
    4076.8
  • BIST
    9.317
  • BTC
    85102.848$

Rant Kıskacındaki Siteler

11 Ağustos 2026, Salı 11:14

Bu yazımızda yaşadığımız şehir dahil ülkemizde giderek büyüyen bir soruna eğilelim, site yönetimleri kentsel dönüşüm ve denetimsizlik…
Yaşadığımız Elazığ ve Kahramanmaraş merkezli  depremler Elazığ’ın sadece fiziki yapısını değil, sosyal ve ekonomik dengelerini de derinden sarstı. 
Yıkılan binaların ardından yükselen dev toplu konutlar, rezerv alanlar ve hız kazanan kentsel dönüşüm projeleri şehre yeni bir yaşam alanı vaat etmişti. Ancak madalyonun öteki yüzünde, her geçen gün büyüyen, denetimsizleşen ve vatandaşı kendi evinde huzursuz eden devasa bir sorun birikiyor:
Çığırından çıkan site yönetimleri.
Bugün Elazığ’da yüzlerce dairenin bulunduğu dev kompleksler, adeta küçük birer derebeyliğe dönüşmüş durumda. İş bilmezlik ile başlayıp kısa sürede rant kavgasına evrilen bu süreç, şeffaflıktan uzak yapısıyla mahalle kültürünü yok ederken, yönetimi ele geçiren belirli grupların baskı aracına dönüşüyor.
Aidat adı altında toplanan fahiş tutarlar, ihalesiz verilen bakım-onarım işleri ve sorgulanamayan harcamalar vatandaşın belini büküyor. 
Konuşmaya çalışan, hesabın detayını soran kat malikleri ise ya tehdit ediliyor ya da organize bir yalnızlaştırmaya maruz kalıyor. İşin daha vahim tarafı, bu kontrolsüz gücün zaman zaman mafyatik yapılanmalara çanak tutması.
Benzer bir kaos kentsel dönüşüm süreçlerinde de yaşanıyor. Dönüşüm vaadiyle girilen alanlarda emsal artışları, mülk paylaşım kavgaları ve müteahhit-yönetim iş birliğiyle yürütülen gizli pazarlıklar, vatandaşı öz mülkünde kiracı konumuna düşürüyor. 
Kentsel dönüşüm, şehri güvenli hale getirme amacından sapıp birilerinin ihya olduğu bir rant sahasına dönüşüyor.
Bu gün bir iki önemsiz gibi görünen yerel bazlı haberler yarın daha büyük farklı olaylara gebe olduğunu öngörmek bir kahinlik olmasa gerek… yetkililerin bu konuyu tabiri caiz ise kulak ardı etmeden gerekli önlemleri almaları- ön almalar gerekmektedir naçizane kanaatimdir ..
Peki bu gidişatın çözümü ne?
Sadece "Kat Mülkiyeti Kanunu"nun hantal yargı süreçlerine vatandaşı mahkum etmek çözüm değil. Yaşanan bu kaosun önüne geçmek için acil adımlar atılmalı:
Bakanlık Denetimi ve Lisanslaşma: Profesyonel site yönetim şirketleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı tarafından sıkı bir ruhsatlandırma ve denetime tabi tutulmalıdır. Her önüne gelen site yönetmemelidir.
Banka Hesaplarına Dijital Şeffaflık: Yönetimlerin tüm banka hesapları, gelir-gider kalemleri ve faturaları e-Devlet veya merkezi bir dijital platform üzerinden tüm kat maliklerinin anlık erişimine açılmalıdır. Gizli kapaklı harcamalara son verilmelidir.
Bağımsız Finansal ve İdari Denetim: Mülki idareler (Valilik veya Belediyeler) bünyesinde "Site Yönetimleri Denetim Masası" kurulmalı, usulsüzlük iddialarında bağımsız denetçiler hızla devreye girebilmelidir.
Kentsel Dönüşümde Şeffaf Pazarlık: Dönüşüm süreçlerindeki tüm sözleşmeler ve hak sahipliği dağıtımları kamusal denetime açık yürütülmelidir.
Elazığ depremin yaralarını sararken, vatandaşı beton blokların arasında rant çetelerinin eline terk edemez. Evlerimizi depreme dayanıklı yaptık belki ama huzurumuzu yıkan bu denetimsizliğe karşı da bir an önce "kentsel yönetim dönüşümü" başlatmak zorundayız.
Bazı tehlikelerin ayak seslerini duymak için adli olayların çoğalmasını beklememek gerekir teknoloji ve yapay zeka çağında olaylara müdahale değil önleme çabalarını çoğaltmalıyız..
Deprem binaları yıkar; denetimsizlik ise toplumsal güveni… 
Devlet, kontrolsüz büyüyen rantın önünde durmalıdır.
Kalın sağlıcakla….
 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum