Elazığ
11 Şubat, 2026, Çarşamba
  • DOLAR
    38.25
  • EURO
    43.83
  • ALTIN
    4076.8
  • BIST
    9.317
  • BTC
    85102.848$

BİR MUAYENE DEĞİL, BİR ÇİLE DÜZENİ; TÜVTÜRK KAPATILSIN.!

10 Şubat 2026, Salı 12:17


Bu ülkede bazı şeyler var ki “hizmet” diye sunulur ama gerçekte adı konulmamış bir mecburiyet vergisidir. Vatandaşın boynuna geçirilmiş bir tasma gibi…
Araç muayenesi de yıllardır tam olarak budur.

Bir muayene düşünün…
Sözde güvenlik için yapılır.
Ama gerçekte insanı güvenliğe değil, öfkeye sürükler.
Sıraya, çileye, paraya, zaman kaybına, stresin en ağırına sürükler.

Ve bugün geldiğimiz noktada mesele artık “aracın farı yanıyor mu” meselesi olmaktan çıktı. Mesele artık vatandaşın sinir sistemiyle oynanan bir düzen haline geldi.

Vatandaşın Cebinden Değil, Sabır Taşından Kırpılıyor

TÜVTÜRK yıllardır bu ülkenin insanına şu mesajı verdi:

“Sen mecbursun. İster gel, ister gelme… Gelmezsen ceza. Gelirsen para.”

Ne güzel sistem değil mi?
Ne rekabet var, ne alternatif var.
Ne fiyatın hesabı soruluyor, ne hizmetin kalitesi.

Üstelik muayeneye gidiyorsun; aracın muayeneden geçip geçmemesi bir yana…
Önce kapıda insanın moralini muayene ediyorlar.

Vatandaş bir yandan hayat pahalılığıyla boğuşuyor, bir yandan vergilerle, sigortayla, yakıtla…
Bir de üstüne “muayene” adı altında adeta ikinci bir vergi ödemek zorunda kalıyor.

Bu mudur kamu hizmeti?

Bu Sistem İnsanları Çileye Sürüklüyor

Bir ülkede bir sistem, insanları sürekli geriyorsa, sürekli kızdırıyorsa, sürekli huzursuz ediyorsa…
Orada artık sorun “vatandaş” değildir.
Sorun sistemin kendisidir.

Sırada bekleyen yaşlılar…
Çocuğunu bırakıp gelen babalar…
Günlük yevmiyesiyle geçinen işçiler…
Aracını muayeneye sokmak için kredi kartına sarılan insanlar…

Bu tablo normal mi?

Muayene dediğin şey, devletin vatandaşıyla kurduğu güven ilişkisinin bir parçası olmalı.
Ama bu düzen, vatandaşa “sen müşteri değilsin, sen mecbursun” diyor.

Bir Polis Memuru Öldürüldü… Peki Bu Sadece Bir Olay mı?

Geçtiğimiz günlerde bir polis memurunun öldürülmesi hepimizi yaktı.
Bir evin ocağı söndü.
Bir anne evladını toprağa verdi.
Bir çocuk babasız kaldı.

Bu ülkenin polisi, askeri, sağlık çalışanı… zaten zor şartlarda görev yapıyor.
Ama asıl mesele şu:

Bir toplum bu kadar gerildiyse,
insanlar bu kadar sinir uçlarıyla yaşamaya başladıysa,
en küçük tartışma bile facia ile sonuçlanıyorsa…

Bu artık tek bir olay değildir.

Bu, birikmiş öfkenin, yoksulluğun, çaresizliğin ve dayatılmış düzenlerin oluşturduğu büyük bir sosyal kırılmadır.

Kimse “bireysel bir cinnet” diyerek işin içinden çıkamaz.

Evet, katil suçludur.
Evet, cezasını en ağır şekilde çekmelidir.
Ama o öfkeyi büyüten düzenler de konuşulmalıdır.

İnsanları her gün bir yerlerde “mecbur bırakıp”, “ezip”, “çileye sokup” sonra da toplumdan sakinlik beklemek gerçekçi değildir.

TÜVTÜRK Kapatılsın! Bu İş Devletin İşidir

Araç muayenesi özel şirketin elinde olmamalıdır.
Bu kadar net.

Bu iş, doğrudan kamu güvenliğiyle ilgilidir.
Ve kamu güvenliği, kâr amacıyla yönetilemez.

Eskiden vardı…
TCK vardı. (Türkiye Cumhuriyeti Karayolları)
Devletin muayenesi vardı.

Evet, eksikleri vardı.
Ama en azından vatandaş şunu biliyordu:

“Bu devletin işidir. Bu para bu ülkeye kalır.”

Bugün ne oluyor?
Vatandaşın ödediği para, hizmete dönüşmüyor.
Sadece bir şirket düzeninin çarkını döndürüyor.

Bir ülkenin insanı, kendi memleketinde kendi aracını muayene ettirmek için, özel bir şirkete mahkûm edilir mi?

Bu kadar stratejik bir hizmet, tek elde toplanır mı?

Muayene Var Ama Adalet Yok

Muayeneden geçemeyen araca bakıyorsun…
Bazısı gerçekten risklidir, eyvallah.

Ama bazısı var ki:
“Cam filmi”, “plakalık”, “küçük bir ampul”, “minik bir kusur”…
İnsanların gününü yakıyor, cebini yakıyor.

Sonra tekrar randevu…
Tekrar sıra…
Tekrar para…
Tekrar stres…

O zaman servis imkanı sun.! Freni bozuksa ücreti mukabilinde frenini yap, far yanmıyorsa tamirini yap, ufak tefek işleri orada hallet.! O da yok.! 

Bir başka konu; neden araç muayene istasyonları tekel.? 
Zaten tek elde olduğu için bütün bunlar.! ‘’Ali kıran baş kesen. 
SS dayatması ‘’Ya seve seve, ya seve seve’’..!!??

Tek değil de bir kaç firma olsun.. Mesela üç ayrı muayene istasyonu firması hizmet versin.! Hem rekabet olur hem de esneklik. Kendilerine çeki düzen verirler. Vatandaşa saygılı olurlar, velinimet  müşterinin efendi,  kendilerinin hizmetkar olduklarının farkına varırlar.! Tabi üç harfli marketler gibi watshap gurubu kurmazlarsa.! 

Bir muayene sistemi düşünün; güvenlikten çok vatandaşı bezdirmeye çalışıyor.

Bu muayene değil.
Bu bir yıpratma mekanizmasıdır.

Son Söz: Bu Ülke Vatandaşını Bu Kadar Germemeli

Bu millet zaten zor yaşıyor.
Bu millet zaten geçim derdiyle boğuşuyor.
Bu millet zaten her gün bir haberle sarsılıyor.

Bir de üstüne, aracını muayene ettirmek için bile insanları süründürmek…
Bu ülkeye yakışmıyor.

TÜVTÜRK kapatılsın.
Araç muayenesi yeniden devletin işi olsun.
TCK modeli geri gelsin.
Ücretler makul olsun.
Hizmet hızlansın.
Vatandaş, “mecbur” değil “hizmet alıyor” gibi hissetsin.

Çünkü bu sistem böyle devam ederse…
Bu ülke sadece araçların değil, insanların da fren sistemini kaybedecek.

Ve biz en son, bir polis memurunun tabutunda gördük:
Toplumun freni patladığında, bedeli çok ağır oluyor.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum