Bir Eğitim Öğretim Yılı Daha Bitti…
29 Haziran 2026, Pazartesi 12:38Bir eğitim öğretim yılını daha geride bıraktık. Her şeye rağmen kazasız belasız tamamlanan bir yıl olduğu için şükretmek gerekiyor. Ancak geride kalan sadece dersler, sınavlar ve karneler değil; çözülemeyen sorunlar, ertelenen reformlar ve her yıl yeniden karşımıza çıkan kronik problemler de oldu.
Yıl boyunca en çok konuşulan başlıklardan biri hiç kuşkusuz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli oldu. Fakat eğitim, sadece isim değişiklikleriyle ya da yeni müfredatlarla gelişmez. Eğitim; bilimle, liyakatle, sahadan gelen verilerle ve ortak akılla güçlenir.
Ne yazık ki bu yıl, hepimizi derinden sarsan okul güvenliğiyle ilgili acı olaylar da yaşandı. Kahramanmaraş'ta yaşanan elim hadise, bir kez daha gösterdi ki okullarda güvenlik yalnızca koruyucu, bekçi ya da polis göreviyle sağlanamaz. Güçlü bir psikolojik danışma sistemi, erken müdahale mekanizmaları ve etkili rehberlik hizmetleri eğitim sisteminin vazgeçilmez unsurlarıdır.
Burada özellikle altını çizmek gerekir: Okullarda görev yapanlar sadece "rehber öğretmen" değil; psikolojik danışmanlık alanında eğitim almış, eğitim fakültesi mezunu uzmanlardır. Psikolojik danışma hizmeti, eğitim sisteminin tamamlayıcı değil, temel bileşenlerinden biridir.
Eğitimin belki de en büyük ihtiyacı ise tek kelimeyle liyakattır. Yönetici atamalarında, görev dağılımlarında ve karar alma mekanizmalarında ölçü; yakınlık değil yeterlilik olmalıdır. Liyakatin olmadığı yerde ne adalet gelişir ne de eğitim kalitesi yükselir.
Bir diğer önemli mesele ise sendikal anlayıştır. Eğitim çalışanlarının ihtiyaç duyduğu şey; yalnızca kutlama ve taziye mesajları yayımlayan değil, öğretmenin özlük haklarını kararlılıkla savunan, eğitim politikalarına yön verebilen, bağımsız, ilkeli ve omurgalı bir sendikacılıktır.
Artık merkezden belirlenen, sahayı dinlemeyen eğitim politikalarının sınırına gelinmiştir. Öğretmenin sesini duyan, okulun gerçeklerini dikkate alan, yerelden beslenen bir anlayış kaçınılmazdır. Eğitim sistemi; sınav odaklı değil, öğrencinin gelişimini esas alan süreç odaklı bir yapıya dönüşmelidir.
Elbette bunun tamamlayıcısı da etkili teftiş ve denetimdir. Denetimin olmadığı yerde kaliteyi, hesap verebilirliği ve kurumsal gelişimi sağlamak mümkün değildir.
Velhasıl azizim…
Bir yılı daha geride bırakırken umudumuzu da eleştirme cesaretimizi de kaybetmeyelim. Çünkü güçlü bir gelecek, güçlü bir eğitim sistemiyle mümkündür.
Tüm eğitim çalışanlarına, öğrencilerimize ve velilerimize huzurlu, sağlıklı ve dinlenebilecekleri güzel bir tatil diliyorum.
Kalın sağlıcakla…


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum