Samimiyet
20 Temmuz 2026, Pazartesi 10:13Çağımızın mı demek doğru bilinmez ama günümüzün en rahatsız, yaşanmayan değerlerinden biridir samimiyet…
Karşısındaki insanın makamı, mevkisi ne olursa olsun hak ettiği gibi davranılması, artık unutulmuş erdemlerden biridir. Her şey ama neredeyse her davranış, karşılığı bir menfaat ve çıkar olmadan yapılmaz duruma geldi.
Kahveler hatırsız, sohbetler sanal; insanlar gerek zihinsel gerek fiziksel olarak yapay duruma gelmiş.
Artık hiçbir şeye şaşırmaz olmuşuz. Sorgulamak, eleştirmek haddimiz de olmamış…
Dost, ahbap demekten korkar hâle geldik.
İhtiyaç sahipleri ve bunlar için yardım toplayanlar çoğalmış. Neredeyse her kaldırımda otomatik makineler hasta çocuklar için yardım çığlıkları atarlarken, yanından sessiz sedasız geçip gidiyoruz. Sonra diğeri, sonra bir başkası…
Devletten, valilikten resmi izinli farklı farklı seslendirmeler ve dramatik metinler; ama ne duyan var ne yardım eden.
Devlet bunu neden zapturapt altına almaz?
Kendi bünyesinde bu işi yapan resmi kurumlar varken, bu olumsuzlukları neden en başından engellemez?
Bu işi gerçekten doğru yapanlar da var olsun; ancak ne kadar doğru yapan olursa olsun kanaatimce bu kapı, devlet dışında herkese kapatılmalı.
Hele günümüz değerlerinin dejenere olduğu bu dönemde, süreç samimi ve liyakat sahibi olmayan insanların tiyatrosuna bırakılmamalı. Değerlerimizin çoğu erozyona uğradı, yozlaştı. Yozlaştıranlar "biz düzeltiriz" maskesiyle sahneye çıktıkça, bu sarmalın içinde yeni neslin rol modelleri de yozlaştı.
Toplumları ayakta tutan sadece ekonomi değildir, sadece güçlü kurumlar da değildir. Asıl güç; güven, adalet ve samimiyettir. Samimiyet kaybolunca güven zayıflar. Güven zayıflayınca adalet yara alır. Adalet yara alınca toplum, birbirine yabancı insanların oluşturduğu bir kalabalığa dönüşür.
Belki de bugün yeniden hatırlamamız gereken en önemli çağrı, asırlar öncesinden gelen şu ilahi emirdir:
"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol."
"İnsan ol insan!" deyip ağız dolusu konuşmak istiyorum, olmuyor…
"Gözyaşlarından menfaat sağlama!" desem, vicdan nerede?
İnsanın ardında bıraktığı en büyük miras, dosdoğru yaşayabilmiş bir karakterdir.
Diyelim, bitirelim.
Yazdım ama yetiremedim anlatmak istediğimi, içimdekileri tam yazamadım.
Düzelteyim dedim, düzeltecek yer bulamadım.
Bu hafta da böyle olsun…
Kalın sağlıcakla.


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum