“Dünya Durup Sana Yol Vermeyecek”
06 Temmuz 2026, Pazartesi 11:07İnsan hayatı bir bina gibidir. Bazen temelleri sarsılır, duvarlarda çatlaklar oluşur. İşte o günlerde, hayatın tüm renkleri griye çalar, sabah uyanmak bile bir irade savaşına dönüşür. Gözlerinizi açarsınız, her şey yerli yerinde duruyor. Hayat kaldığı yerden gürültüyle devam ediyor, ama sizin içinizdeki o sessiz yıkım, sanki dünyanın geri kalanının umurunda değilmiş gibi zaman akıp gidiyor. İnsan o an birilerinin gelip "Dur biraz, nefes al, biz senin için bir süre bekleriz" demesini bekliyor. Bir durak, bir mola, bir şefkatli yavaşlama...
Ama olmuyor. Dünya, senin o derin isteksizliğine aldırış etmiyor. Peki devam etmek sahtekarlık mı, yoksa kurtuluş mu?
Birçok kişi devam edebilmeyi, duygulardan arınmış soğuk bir makineleşme sanır. Disiplin, acının ya da kaosun tam ortasında, yine de o masaya oturabilme, hazırlanıp işe/okula gidebilme, gerektiğinde gülümseyebilme iradesidir. Disiplin, duygularımızın kölesi olmayı reddedip, kendi irademizin efendisi olma sanatıdır.
Zor zamanlarda disiplin, sizi kısıtlayan bir pranga değil, sizi uçurumdan koruyan bir emniyet kemeridir. Dış dünyanızdaki kaosla baş edemediğinizde, iç dünyanızdaki o küçük rutinler, yani sabahki o ilk iş, okunan o kitap, yazılan o satır, sizin hayata tutunduğunuz daldır.
Doğan Cüceloğlu’nun hepimizi derinden etkileyen o cümlesini hatırlayın.
“Sen hüzünlüsün diye, dünya durup sana yol vermeyecek…”
Hayat biz hazır olmayı beklerken durmuyor. Keder kapıdan girdiğinde, disiplin bacadan çıkmak zorunda değil. Aksine tam da o anlarda devam etmek, kendimize verdiğimiz en büyük sözü tutmaktır.
Unutmayın ki bir heykeltıraş, mermerin en sert ve kırılgan olduğu anlarda ona en derin izleri bırakır. Siz de bugün, hayatın size vurduğu o darbelerin arasında, aslında karakterinizin o en estetik, en dirençli halini yontuyorsunuz.
Dünya sana yol vermeyecek, ama sen o yolu bizzat kendin, tırnaklarınla kazıyarak, belki çok yavaş yürüyerek açacaksın.
İnsan, en çok yapamayacağını sandığı anda devam ettiğinde güçlenir. Kendi yolunu yine sen aç.
Akıntıya karşı kürek çekmek zordur, acıtır, yorar... Ama sadece ölü balıklar akıntıya kapılır.
Bugün bir yerlerde devam etmeye çalışırken başaramayanlara,
İçindeki fırtınaya rağmen devam etmek “zorunda” olanlara,
Ve bu hayatta kendi kendisinin kurtarıcısı olmaktan başka çaresi olmayanlara…


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum