Elazığ
16 Nisan, 2026, Perşembe
  • DOLAR
    38.25
  • EURO
    43.83
  • ALTIN
    4076.8
  • BIST
    9.317
  • BTC
    85102.848$

Milletvekili Erol: “Yargılamaların Tutuksuz Yapılması Gerekir”

Milletvekili Erol: “Yargılamaların Tutuksuz Yapılması Gerekir”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, TBMM’de yaptığı konuşmada bölgesel gelişmeler ve artan riskler karşısında Türkiye’de iç siyasetin gerilimini azaltacak adımlar atılması gerektiğini belirterek, ulusal birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Erol, Silivri’deki yargılamaların tutuksuz yapılması ve siyasi tartışmaların geri plana çekilmesi gerektiğini ifade etti.
Gürsel Erol, Türkiye’nin içinde bulunduğu hassas süreçte iktidar ve muhalefetin ortak bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, dış tehditler karşısında toplumsal uzlaşının önemine dikkat çekti. Erol, yargı süreçlerinin tutuksuz yürütülmesi, operasyonların durdurulması ve normalleşme adımlarının atılmasıyla ülkenin bu dönemi birlik içinde atlatabileceğini söyledi.

 

 

 

 

MİLLETVELİ EROL HAİN SALDIRILARDA HAYATINI KAYBEDENLERİ ANDI.

   Gürsel Erol konuşmasına, yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden öğrenciler için taziye mesajı vererek başladı. Olayların araştırılması için Meclis’te kurulacak komisyonun somut sonuçlar üretmesi gerektiğini vurguladı ve İsrail’in açıklamalarını kınadı. Erol şunları söyledi:
“Öncelikle konuşmama başlarken Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta hain saldırılar sonucu canlarını kaybeden öğrencilerimize Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Ayrıca, bu konuyla ilgili Mecliste bir araştırma komisyonunun kurulması da bununla ilgili Grup Başkan Vekillerinin ortak bir irade geliştirmesi de son derece önemli ve anlamlıdır. Temennimiz ve beklentimiz bu araştırma komisyonunun raporunun Meclisin raflarında beklemesi değil, ilgili bakanlıklara iletilerek çözüm yollarının aranmasıdır. Ayrıca, yine geçtiğimiz günlerde katil İsrail'in Savunma Bakanının hem ülkemizi tehdit eden hem de Sayın Cumhurbaşkanımıza kullanılmaması gereken ifadeler kullanmasından kaynaklı da İsrail'i şiddetle kınadığımı buradan belirtmek isterim.”

TARİHTEN NET ÖRNEKLER
Türkiye’nin geçmişte yaşadığı kritik dönemlerde siyasi uzlaşının önemine dikkat çeken Erol, tarihsel örneklerle ulusal birlik ruhunun krizlerin aşılmasındaki rolünü hatırlattı.  Milletvekili Erol, “Aslında ben bu yapacağım konuşmayı, yarın Sayın Başkanımızdan gündem dışı söz istemiştim, orada konuşacaktım ama yarın Meclisin çalışmamasından ve kapalı olmasından dolayı bugün bu konuşmayı yapma ihtiyacı hissettim. Dönem dönem Türkiye tarihimizde, ülke tarihimizde krizler, kaoslar yaşanmıştır, ulusal birliğimizi tehdit eden süreçler yaşanmıştır. Bununla ilgili iki tane örnek vermek isterim. Bunlardan birincisi, İkinci Dünya Savaşı sonrası sürecin yönetimiyle ilgili İsmet Paşa bir yurt içi gezisine gider ve orada bir çocuk İsmet Paşa'ya taş atar ve İsmet Paşa taş atan çocuğu yanına çağırır, "Evladım, bana niye taşı attın?" der. Der ki: "Sen bizi aç bıraktın." İsmet Paşa da dönüp cevap verir: "Seni aç bıraktım ama yetim bırakmadım." der. Yani o dönemin gerçeği İkinci Dünya Savaşı'na girmemek, yurttaşlarımızın can ve mal güvenliğini korumak, ulusal birlik ve beraberliğimizi sağlamaktı. Yine, 1974 Kıbrıs Barış Hareketi, Turan Güneş'in "Ayşe tatilde" parolasıyla başlayan ve Ecevit'in de "Adaya savaş için değil hem Rumlar hem Türkler için barışı sağlamak için gidiyoruz." diye açıklamasından sonra CHP-MSP Hükûmetinin bir başarı hikayesidir. Belki 1974 yılında CHP tek başına iktidar olsaydı Kıbrıs Barış Hareketi'nin yapılmasıyla ilgili siyasi bir iradenin ortaya koyulmasıyla ilgili tereddüt yaşayabilirdi ama CHP-MSP Hükûmetinin bir arada olması, toplumsal uzlaşmanın ve iradenin bir arada olması Kıbrıs'taki soydaşlarımızın can ve mal güvenliği korumak için Kıbrıs Barış Hareketi gerçekleştirilmiş ve oradaki yurttaşlarımızın can ve mal güvenliği sağlanmıştır.” şeklinde konuştu.

“İRAN HALKI YAPILMASI GEREKENİ YAPTI”
Bölgesel gelişmelere değinen Erol, dış tehditler karşısında toplumların iç çekişmeleri bir kenara bırakarak devletin yanında kenetlendiğini belirtti. İran örneği üzerinden ulusal refleksin önemine vurgu yaptı. Erol, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:

   “Bunları niye anlatıyorum? Önümüzde bir İran gerçeği var. İran'da rejim karşıtları bundan aylar önce sokaklara dökülüp, meydanlara dökülüp rejim karşıtı gösteriler yaptığı bir süreçte, orada rejim tarafından yüzlerce insan öldürüldüğü hâlde Amerika ve İsrail'in tehditleri, saldırıları karşısında oradaki halk dedi ki: "Ben rejimle olan sorunumu bir tarafa bırakıyorum, bugün devletimin ve vatanımın bölünmez bütünlüğü önemlidir ve rejime destek veriyorum." İşte köprülerde, stratejik yerlerde, limanlarda, enerji santrallerinde hepsi canlı kalkan oldu. Bu bir devlet kültürüdür, olması gereken de odur.”

“TÜRKİYE ATEŞ ÇEMBERİNDE”
Türkiye’nin benzer risklerle karşı karşıya olduğunu ifade eden Erol, iç siyasette gerilimin azaltılması ve normalleşme adımlarının atılması gerektiğini söyledi. Tutuklu yargılamaların gözden geçirilmesi çağrısında bulunarak şunları kaydetti:
“Gelelim Türkiye'ye, biz de aynı ateş içerisindeyiz. Her an her türlü riskleri yaşayabiliriz, savaşın bir parçası da olabiliriz. Bu dönemi, ben, iç siyaseti bir tarafa bırakıp, ulusal birlik ve beraberliğin sağlanması gereken bir süreç olarak değerlendiriyorum. Yarın yine iç siyasette birbirimize eleştirilerimizi getirebiliriz ve bununla ilgili yeni bir sürecin inşa edilmesi lazım. Bana göre tam da Türkiye'nin normalleşme sürecine ihtiyaç duyduğu bir dönem. Silivri'deki tutuklu yargılamaların tutuksuz yargılanmaya dönüşmesi lazım. İnsanların özgürce yargılanabilmesinin orada sağlanması lazım. Yine, aynı şekilde, bu operasyonların durması lazım. Yani bizim şu anda iç siyaset malzemesine yönelik Hükûmetin elindeki yetkiyi kullanarak bir süreci yönetmesi doğru değil çünkü hepimizin ulusal güvenlik sorunu var. Bu ülke hepimizin, bu devlet hepimizin, yarın eğer bir savaşın ortasında kalırsak kimse ne sizin siyasi düşüncenize göre ne de etnik kimliğinize göre farklı bir davranış göstermez. Onun için bu sürecin doğru planlanması lazım, bir normalleşme süreci olarak görülmesi lazım. İç siyaset malzemelerinin, söylemlerinin hepsinin bir tarafa kaldırılarak bu sürecin yeniden planlanması gerektiği düşüncesindeyim çünkü riskler büyük.  Eğer İran ile Amerika'nın uzlaşmazlığı daha büyük bir şiddetli çatışmaya giderse Türkiye'nin bundan etkilenmemesi mümkün değil.”

EROL’DAN YARGILAMALARIN TUTUKSUZ YAPILMASI ÖNERİSİ 
Erol konuşmasının sonunda, siyasi tartışmaların geri plana bırakılması gerektiğini belirterek tutuksuz yargılama ve operasyonların durdurulması çağrısını yineledi. Sürecin birlik içinde atlatılması gerektiğini ifade eden Erol, “Benim talebim, önerim, söylemim: Bu anlamda da Silivri'deki yargılamaların tutuksuz yapılması, operasyonların durdurulması, iktidarıyla muhalefetiyle devletimize, Hükûmetimize, milletimize destek vererek bu süreci kazasız belasız atlatmaktır.” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
 

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!