Bademi Hava Koşulları Değil, Ekonomi Vurdu

Ülke genelinde yaşanan ekonomik kriz her kesimi etkilemeyi sürdürüyor. Bundan payını alanlardan biride badem üreticileri oldu. Her yıl mevsimsel olarak rekoltede düşüş veya yükseliş olurken bu sefer rekolteyi ekonomi etkiledi.
Ülke genelinde yaşanan ekonomik kriz her kesimi etkilemeyi sürdürüyor. Bundan payını alanlardan biride badem üreticileri oldu. Her yıl mevsimsel olarak rekoltede düşüş veya yükseliş olurken bu sefer rekolteyi ekonomi etkiledi. Akaryakıt, ilaç ve gübredeki fahiş artıştan dolayı üreticiler toprağı gerekli seviyede işleyemedi. Bundan dolayı üreticiler, badem üretiminde yüzde 30 düşüş beklediğini ifade etti. Bin dönümlük yere toplamda yılda 23 bin lira mazot desteği verilirken, üreticiler artık badem işine devam edebilmeleri için ciddi bir destek verilmesi gerektiğini aksi takdirde çoğu insanın bu işi bırakmak zorunda kalacağın söyledi. Bunların yanı sıra ise üreticilerin bir diğer sorununun gümrükte sıfırlanma olduğunu aktardı.

13 bin dekar alanda 3 bin tonun üzerinde badem üretilen Elazığ'da, en çok üretim 7 bin dekarla Ağın ilçesinde yapılıyor. Badem ile özdeşleşen ilçede bu sene üreticilerin yüzü gülmüyor. Ülke genelinde yaşanan ekonomik kriz bu sene badem üreticilerini de vurdu. Akaryakıt, gübre ve zirai ilaçtaki artış üreticinin belini büktü. Fiyatlar karşısında ezilen üretici ise her sene yaptığı gübreleme ve ilaçlamayı bu sene yapamadı. Hal böyle olunca da rekoltede yüzde 30 düşüş beklenmeye başlandı. Devlet yılda verdiği bin dönüme 23 bin lira destek ise artan fiyatlar nedeniyle resmen buharlaştı.

“DESTEK OLMAZSA, BİRÇOK ÜRETİCİ ÜRETİMİ BIRAKIR”
Gümrükte sıfırlanma olduğu için dışarıda sübvanse alan çiftçilerin ürünlerini Türkiye’ye daha ucuza sokabilmesi de üreticileri zor duruma düşürdü. 37 bin badem ağacı ile bölgenin önemli üreticilerinden olan Alaattin Yazıcı, gübrede yüzde 300-400, mazotta yüzde 300, ilaçta ise yüzde 500 artış olduğunu ve bundan dolayı artık toprağı istedikleri gibi işleyemediklerini söyledi. Geçen sene 150 tona yakın rekolte elde ettiklerini aktaran Yazıcı, bu yıl elde edilecek 100 tona mutlu olacaklarını ifade etti. Bu işe devam edebilmeleri için ciddi bir destek almaları gerektiğini vurgulayan Yazıcı, aksi takdirde çok sayıda üreticinin üretimi bırakacağını dile getirdi.
“GÜBRE, MAZOT VE İLAÇ FİYATLARINDAKİ ARTIŞLARDAN DOLAYI İNSANLAR TOPRAĞI İŞLEYEMİYOR”
Rekoltede yüzde 30’luk bir düşüş beklendiklerini ve rekoltedeki düşüşün nedenini gübre, mazot ve ilaç fiyatları olduğunu belirten çiftçi emekli mühendis Alaattin Yazıcı; “Ağında rekoltede yüzde 30’luk bir düşüş bekleniyor. Nedeni ise gübre fiyatları, mazot fiyatları, ilaç fiyatlarındaki artışlar ve insanların toprağı işleyememesidir. Gübrede yüzde 300-400, mazotta yüzde 300, ilaçta ise yüzde 500 artış var bundan dolayı artık toprağı istediğimiz gibi işleyemiyoruz. Biz şuan da 990 dönümlük bir yeri işliyoruz. Bize toplam 23 bin liralık bir destek veriliyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir durum yok. Bu şekilde giderse çoğu insan bu işi bırakmak zorunda kalacak” şeklinde konuştu.

“ÇİFTÇİYE DESTEK OLARAK EN AZ SÜBVANSEYE SAHİP OLAN ÜLKEYİZ”
Çiftçiye destek olarak en az sübvanseye sahip olan ülke olduğumuzu belirten Yazıcı; “Bizim girdilerimiz mazot, gübre, ilaç ve birde işçilik. Zaten işliğin ne olacağı belli değil şuan da. Hasatta bizim işçilik giderlerimiz oluyor. İster istemez onda da artış yüzde 200’den aşağı olmaz. Bizim en büyük sorunumuz hasat sonunda ürünlerimde gümrükte sıfırlanma olması. Gümrükte sıfırlanma olduğu için dışarıda ciddi sübvanse alan çiftçiler ürünlerini Türkiye’ye daha ucuza sokabiliyorlar. Çiftçiye destek olarak en az sübvanseye sahip olan ülkeyiz. Bu durum ne kadar devam eder bilemiyorum. Aynı zamanda buradaki çiftçilerle de konuşuyorum. Birçoğu Şubat gübresini atamadı. Atamadığı için büyük bir ihtimalle rekolte yine düşecek” ifadelerine yer verdi.
“MAZOT YÜKÜNÜN ALTINDAN ÇIKAMIYORUZ”
Otların ağacın gücünü almaması için tırmık ile otların çekilmesi gerektiğini ancak mazottan dolayı bu işlemi yapamadıklarının altını çizen Yazıcı; “Bizim 37 bin badem ağacımız var yaklaşık 10 binde üzüm ağacımız var, şaraplık üzüm üretiyoruz. Bin 500’e yakında ceviz ağacımız var fakat onlar yeni sayılır. Cevizde henüz üretime geçemedik. Geçen sene biz 100-110 ton ortağımızla beraber 150 tona yakın rekolte elde ettik. Bu yılki rekolte 100 ton olursa bu bizim için iyi bir haber olur. Biz otla mücadele için sonbahar ve ilkbahar olmak üzere iki sefer toprak işlemesi yapıyorduk. Bunu bire düşürdük. Otların ağacın gücünü almaması için tırmık ile otların çekilmesi lazım. Şuan da çift taraflı olarak bir sefer çekmeye kalktığımız zaman bizim 22-23 bin liralık mazot kullanmamız lazım. Bunu dört sefer yapsak 100 bin lira yapıyor ve biz bu yükün altına giremiyoruz” dedi.

“GÜBRELERİ EKSİK VERMEK ZORUNDA KALDIK”
Giderlerini bir takım yerlerden kısmak zorunda kaldıklarını belirten Yazıcı; “Mesela bizim damla sulama sistemimiz var ve bizim oradan gübre vermemiz lazım. Geçen sene bir takım gübreleri eksik vermek zorunda kaldık. Rekoltedeki düşüş onunda yansıması olabilir, ağaç yorulmuş olabilir, topraklarımız çok zengin topraklar değil. Bademe uygun ama eksiklileri tamamlayamıyoruz. Eksiklikleri tamamladığımız zamanda sonucun ne olacağını kestiremiyoruz, o yükün altına giremiyoruz. Hava koşulları çok etkiledi diyemem dediğim gibi rüzgâr olamayan yerlerde olumsuz etkilediğini izledim. Rüzgârın olduğu yerde pek fazla don olmuyor, ağaçlar için bu önemli” ifadelerini kullandı.
“GÜBREDE ÇOK FAHİŞ FİYATLAR OLDU”
Badem işine devam etmeleri için ciddi devlet desteğine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Yazıcı; “Bademi burada biz başlattık. Fereduel ve Ferragnes badem ile başladık şimdi ise Makako badem türünü diktik. Onda daha iyi sonuçlar alacağımızı düşünüyoruz. Onun kök gelişimi daha iyi. İnşallah iyi olur diyeceğim ama 1000 dönümlük yere toplamda 23 bin lira mazot desteği verilirse bu iş yapılmaz. Bir de bizim bu işe devam edebilmemiz için ciddi bir destek almamız gerekiyor. Mazot geçen sene 7 liraydı bu sene 23 lira olmuş, gübrede ise çok fahiş fiyatlar oldu. Bazı yerlerde yüzde 500-600 artmış. Gübrenin tonu 2 bin liradan 8 bin lira olmuş. 2 bin 500 liradan 12 bin lira olmuş. Emekli olduktan sonra kendi doğup büyüdüğümüz yerde bir şeyler yapmaya çalıştık. Pişman değilim ama bu işi yapmak için kendi kaynaklarımızı buraya aktarmamız gerekiyor artık” diyerek sözlerini noktaladı.
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
BUNLARA DA BAKABİLİRSİNİZ
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN



Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.