© Manset23 2020

ELAZIĞ’DA GEÇMİŞİN İZİNİ TAŞIYAN GELENEK: PEKİ, HİKÂYESİ NE?

Elazığ, Harput ve çevresinde geçmişten günümüze ulaşan Molla Potik geleneği, yağmurun yağmadığı kurak dönemlerde yağmur dilemek, bolluk ve bereket temennisinde bulunmak amacıyla çocuklar tarafından gerçekleştirilen yöresel bir oyun ve ritüel olarak biliniyor. Anadolu’nun köklü kültürel mirasları arasında yer alan bu gelenek, geçmişin inançlarını ve toplumsal dayanışma anlayışını günümüze taşıyor.

KÜÇÜK MOLLA, BÜYÜK BİR GELENEĞİN SİMGESİ

Molla Potik adı, “molla” ve “potik” kelimelerinin birleşiminden oluşuyor ve “küçük molla” anlamına geliyor. Özellikle kuraklık dönemlerinde veya baharın gelişiyle birlikte oynanan gelenekte çocuklar, tahta, değnek ve renkli kumaşlardan kukla benzeri bir figür hazırlayarak ona Molla Potik adını veriyor.

KAPI KAPI DOLAŞIP MANİLER SÖYLÜYORLAR

Hazırlanan figürle köy sokaklarını gezen çocuklar, evlerin kapılarını çalarak yöresel maniler söylüyor. Ev sahipleri ise çocuklara bulgur, yağ, un gibi çeşitli malzemeler veriyor. Toplanan malzemelerle yemek veya helva hazırlanırken yağmurun yağması, toprağın bereketlenmesi ve bolluğun artması için temennilerde bulunuluyor.

ANADOLU’NUN ORTAK KÜLTÜRÜNÜN BİR PARÇASI

Anadolu’nun farklı bölgelerinde çömçe gelin, kepçe hatun, bodi bodi ve cici ana gibi isimlerle bilinen benzer geleneklerin Elazığ yöresindeki karşılığı olan Molla Potik, kendine özgü uygulamalarıyla dikkat çekiyor.

Harput, Karaali ve Palu Baltaşı gibi yerleşimlerde geçmişten izler taşıyan bu gelenek, çocukların katılımıyla kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Yerel kurumlar ve köy derneklerinin öncülüğünde gerçekleştirilen canlandırmalar da unutulmaya yüz tutan kültürel değerlerin yeniden hatırlanmasına katkı sağlıyor.

Molla Potik, yalnızca bir çocuk oyunu değil; geçmişin inançlarını, paylaşma kültürünü ve bereket beklentisini bir araya getiren önemli bir yöresel miras olarak yaşatılmayı bekliyor.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER